Duygusal zekâ kitabında, Daniel Goleman amigdala’nın önemini anlatmış, duygularımızın zekâmızı nasıl etkilediğini göstermiştir. Ancak sürüngenlerde tek var olan amigdala değildir. Bir kobra yılanı hayatta kalabilmek için yemek yer, su içer, bu işlemler hipotalamustan düzenlenir. Sürüngenlerle memeliler ve insanlar arasında var olan farklılık sürüngenlerin vücut ısılarını kontrol edememeleri, soğuk kanlı olmalarıdır. İnsan ve diğer memelilerin hipotalamusunda vücut ısısını kontrol eden nöronlardan oluşan bir çekirdek mevcuttur. Kobra yılanı acıktığında duyularına güvenir, çatallı dili havadaki kokuları alır, muhtemel tehlikeleri ve fırsatları beyninde değerlendirilmek üzere ağzının içinde bulunan koku organına yönlendirir. Yılanlarda diğer canlılarda olmayan bir duyu organı vardır, ben bunu ekstra duyu (6. his) olarak adlandırıyorum. Yılanlar, termal kamerada var olan ısıya duyarlı reseptöre sahiptir. Bir fareyi gece zifiri karanlıkta kolayca bulabilirler. Sürüngenler ve tüm diğer canlılarda var olan ortak bir özellik üreme ve çoğalma arzusudur. Hipotalamus bu işlevi hipofiz bezinden hormon salgılatmak suretiyle gerçekleştirir. İnsan hücrelerden oluşuyor, aynaya baktığımızda gördüğümüz yüzümüz aslında 200 milyar hücreden başka bir şey değil. Genetik kodlarımız, bizi bilinçli zihnimiz dışında, kontrol ediyor. Üreme ile çoğaldığımızda aslında, genetik kodlarımızın yarısı çocuklarımıza geçmektedir. |