Akdeniz Hipnoz
Operatör Doktor Mehmet Ulusal
Akdeniz Hipnoz Konu Başlıkları HİPNOTİKMEDİTASYON
Bir Önceki Sayfaya Dön

 

 

sürüngen beyin kısmı

Afrika’da yaşayan bal porsuğu cesareti ile tanınmaktadır, avladığı hayvanlar arasında kobra yılanı da bulunmaktadır. Kobra yılanı bal porsuğunu gördüğünde saldırmak ya da kaçmak için harekete geçer. Kobra yılanını harekete geçiren nedir? Amigdala.  Amigdala, limbik sistem içerisinde duygularımızdan sorumlu nöronların bir araya gelerek oluşturdukları bir nükleus yani çekirdektir. Principles of neural science’dan alınmış Şekil 1’de korkan, üzülen, sevinen, sinirlenen bir kişide beyinin PET tomografi resmi görülüyor, duygulanımla birlikte, özellikle sol beyin yarı küresinde bulunan Amigdala’daki aktivite dikkate değerdir.
Duygusal zekâ kitabında, Daniel Goleman amigdala’nın önemini anlatmış, duygularımızın zekâmızı nasıl etkilediğini göstermiştir. Ancak sürüngenlerde tek var olan amigdala değildir. Bir kobra yılanı hayatta kalabilmek için yemek yer, su içer, bu işlemler hipotalamustan düzenlenir. Sürüngenlerle memeliler ve insanlar arasında var olan farklılık sürüngenlerin vücut ısılarını kontrol edememeleri, soğuk kanlı olmalarıdır. İnsan ve diğer memelilerin hipotalamusunda vücut ısısını kontrol eden nöronlardan oluşan bir çekirdek mevcuttur. Kobra yılanı acıktığında duyularına güvenir, çatallı dili havadaki kokuları alır, muhtemel tehlikeleri ve fırsatları beyninde değerlendirilmek üzere ağzının içinde bulunan koku organına yönlendirir. Yılanlarda diğer canlılarda olmayan bir duyu organı vardır, ben bunu ekstra duyu (6. his) olarak adlandırıyorum. Yılanlar, termal kamerada var olan ısıya duyarlı reseptöre sahiptir. Bir fareyi gece zifiri karanlıkta kolayca bulabilirler. Sürüngenler ve tüm diğer canlılarda var olan ortak bir özellik üreme ve çoğalma arzusudur. Hipotalamus bu işlevi hipofiz bezinden hormon salgılatmak suretiyle gerçekleştirir. İnsan hücrelerden oluşuyor, aynaya baktığımızda gördüğümüz yüzümüz aslında 200 milyar hücreden başka bir şey değil. Genetik kodlarımız, bizi bilinçli zihnimiz dışında, kontrol ediyor. Üreme ile çoğaldığımızda aslında, genetik kodlarımızın yarısı çocuklarımıza geçmektedir.

Genetik beynimiz, genetik kodlarda yazılı programları uygulamak suretiyle bizi hayatta tutmaya çalışır.

Sürüngenlerde az, insan dışındaki diğer memelilerde çok insanda ise en fazla bulunan diğer iki özellik hafıza ve öğrenmedir. Bunların ikisi de bilinç dışı olup genetik beynimizin fonksiyonlarıdır. Her iki fonksiyon genetik beynimizin bizi hayatta tutmakta kullandığı önemli iki silahıdır.

Öğrenme; birçok kişi öğrenmenin bilinçli olduğunu düşünür ancak gerçek biraz farklı. Şimdi anadilinizi öğrendiğiniz o ilk günlere gidin, bir şey hatırlıyor musunuz? Hayır. Öğrenmek için bilinçli çaba harcayabilirsiniz, bir şeyi öğrenmeyi isteyebilirsiniz, fakat öğrenme işlevi bilinç dışıdır, genetik beynin görevidir. Çoğu insanın ehliyeti var, araba kullanıyorlar. İlk başladıklarında genetik beyinleri araba kullanmayı öğrenmediğinden bilinçli çaba gerekir. Bilinç dışı zihin araba sürmeyi öğrendiğinde arabayla uzun bir yolculuğa çıktığınızda, arabayı genetik beyniniz kullanır. Siz, yani sizin ben kısmınız çevreyi izlerken ya da yanınızdaki biriyle konuşurken genetik beyniniz sizi gideceğiniz yere götürür. Öğrenme, korteksin bilinç dışı kısmında gerçekleşir. Öğrenme kapasitemiz nedir? Aslında sınırsızdır, Guyton Text Book Medical Physiology kitabına göre, öğrenme nöronlar arasında dendrid adı verilen kısa bağlantılar oluşmasıyla gerçekleşir. Nöronlarda iki yüz ila 200 bin arası dendrid var olduğundan ve bunların birbiriyle sınırsız bağlantı yapabileceğinden dolayı öğrenme sınırsıdır. Şimdi düşünün, yüz yaşında yaşlı bir dede ile karşılaştığınızda ona adınızı söylerseniz sizin adını öğrenir. Yani öğrenme işlevinde yaş sınırı da yoktur. Tabiî ki demans gibi organik bir rahatsızlık yoksa. Şekil 2’de tekrarın öğrenmeye etkisi görülüyor. Burada başparmak hariç diğer dört parmakla bir sıra dâhilinde iş yapılıyor ve fMRI denilen fonksiyonel manyetik resonans görüntüleme yöntemi ile alınan resimler görülüyor. Trained (deneyimli işi daha önce yapmış) ve Control (kontrol grubu) gruplarında başlangıç ve bir süre geçtikten sonra beyinde daha çok alanın fonksiyon gördüğünü izleyebilirsiniz.

Hafıza;hafıza kayıtları da bilinç dışından tutulmaktadır. Genetik beynimizin -limbik sistem- kısmında bulunan hipokampus (denizatına benzerliğinden dolayı bu ismi almıştır) pirimer olarak hafızadan sorumludur. Limbik sistemin diğer kısımları da hafıza ile ilgilidir. Şimdi size ilginç bir şey aktarmak istiyorum, dünyada hafızası en güçlü canlı hangisidir? İnsan mı? Hayır. Kuzey Amerika’da yaşayan bir kuş türü. Bu kuşun beslendiği fındığa benzer yemiş yılda bir kez ve otuz gün süresinde bulunabiliyor. Bu bir aylık sürede, otuz bin yemişi toplayıp bir yıl yemek için toprağa gömen bu kuş hayatta kalabilmek için her birinin yerini tek, tek hatırlamak zorunda. Hatırlamazsa açlıktan ölür. Fillerin de hafızası çok güçlüdür, hayatta kalabilmek için tüm su kaynaklarının yerini hatırlamak zorundadır. Biz insanlar bilinçli zihnimizle (WABP) hafızamızdaki bilgilere danışırız. Bu işleme –hatırlamak- deriz.