Akdeniz Hipnoz anasayfaya dön Akdeniz Hipnoz İletişim Bilgileri Akdeniz Hipnoz
Operatör Doktor Mehmet Ulusal
Akdeniz Hipnoz Konu Başlıkları  
Bir Önceki Sayfaya Dön
 

Hipnozun Sporda Perfomans Artışı

Sitemizi inceleyenler hipnozun hayatın her an içinde olduğunu fark etmişlerdir. Hipnoza ilk başladığımda, herkes gibi bende hipnozun büyülü olağan üstü bir şey olduğunu düşünüyordum. 1986 yılındaki ilk hipnoz deneyimini saymazsak, hipnoz kariyerimdeki 5 yıl ve 10000 hipnoz seansından sonra geldiğim nokta, Richard Bandler’in söylediği ‘her türlü iletişim hipnozdur’ noktasıdır. Ben biraz daha ileri gidip, insanın kendi kendiyle yaptığı iç konuşmaların ve hayallerinde  hipnoz olduğunu söylemek istiyorum.
Şimdi hipnozun bir tanımını yapmak istiyorum, bu tanımı iyi okumanızı ve değerlendirme yaparken her seferinde tanıma göre bilinçli zihninizle karar vermenizi özellikle istiyorum. Hipnoz bilinçdışında buluna duygu, inanç ve davranış kalıplarını değiştirmek üzere trans oluşturmak ve trans halinde telkin vermektir.   

            Sporda performans artışı ve hipnoz:
Her şey medyanın gazıyla başladı. Gazetelerde M. United’ın şampiyonluğunu ve Chealsea’nin onları alkışladığını yazdılar. Sonra, yöneticiler konuştu sonrası malum. Olayların çıkmasına davetiye çıkardılar. Her tür iletişim hipnozdur demiştik, işte size hipnoz. Peki bu olaylar futbolcuların performansını olumlu etkilemiş midir?   Kesinlikle hayır. Ben bir Galatasaray taraftarıyım, yöneticilerimizden Adnan Polat, geçen sene çok ince bir hipnoz tekniğiyle (saat 20:45’ te şampiyonuz)  şampiyonluğun  GS tarafından kazanılmasında büyük rol oynamıştı. Bu yıl, risk yönetimi iyi yapılamadı, ve silah GS’ yi vurdu.
Benzer bir olay milli takımın başına da gelmişti hatırlarsınız. Gerginliğin sporcuların performansını olumsuz etkilediği aşikardır.
Şimdi sizlere bazı durumlarda performansın nasıl etkilendiğini gösteren bir deneyden söz etmek istiyorum. Deneyde, bir denekten 100 metreyi koşabildiği kadar hızlı ve herhangi bir şey olmadan koşması istendi ve sonuçlar kaydedildi. Daha sonra korkunun performansı nasıl etkilediği araştırılmak üzere,  denek bir polis köpeği  tarafından kovalandı 100 metre sonunda sonuç kaydedildi.  Ödülün denek üzerindeki etkileri araştırılmak üzere denek önde giden bir bisikletin arkasına konmuş  200 sterlini koşarak alması istendi, bisikletin hızı hiç bir şey vaat edilmeden ilk koştuğu hıza ayarlandı, sonuç 200 sterlini alacak kadar hızlı olamayan denek parayı alamadı. Peki köpek kovaladığında daha hızlı koştu mu?, hayır. Denek en iyi performansını  ilk koşusunda elde etti.
Bu durum neden kaynaklanmaktadır?
Beynimizde vücudumuzun hareketten sorumlu kaslarını kontrol eden kısmına girus presentralis denir. Bu kısım saniyenin binde 16 ‘sı kadar bir sürede kaslara uyarı gönderir ve hareket yapılır. Normalde  kişi rahatken beynin başka yerlerinden uyaran gelmez ve  optimum ( en iyi) performans elde edilmiş olur.    Ancak korku gibi duygular beynimizde amigdalada bulunur (duygulardan sorumlu beyin kısmı). Şimdi düşünün kafamız doluyken (korku, öfke, düşünce ve hatta ödül bile kafamızı doldurabilir) en iyi performansınızı gösterebilir misiniz? Tabi ki hayır. Nasıl oluyor? Beyinde işler saniyenin binde 16’sı kadar sürede olmaktadır. Bu nedenle performansınızda ki düşüklüğü sizin kendiliğinizden anlamanız mümkün değildir. Bu ancak yukarda anlatılan deneyde olduğu gibi deneysel olarak gösterile bilinir. Kafanız doluyken çok iyi bir golcü bile olsanız kale ağzından topu auta vurursunuz. Peki kafayı nasıl boşaltacaksınız ? Hipnozla.   
Hipnoz hakkında bir danışanımın söylediği şu söz çok ilginç; ‘hipnoz insan beynini bir bilgisayarın rezet tuşuna basıldığında rezetlediği gibi rezetliyor.
Tabi, bu söz hipnozun trans halı için geçerli.