Akdeniz Hipnoz anasayfaya dön Akdeniz Hipnoz İletişim Bilgileri Akdeniz Hipnoz
Operatör Doktor Mehmet Ulusal
Akdeniz Hipnoz Konu Başlıkları PARAPSİKOLOJİ
Bir Önceki Sayfaya Dön
 

 

            Sevgili okuyucularım, parapsikoloji başlığı altında yazdığım yazıların hiçbir bilimsel değeri yoktur. Sadece benim gözlem ve deneyimlerime dayanmaktadır.
Yazılı tarih ve arkeolojik kanıtlar insanın, var oluşundan beri nazar, göz vb gibi parapsikolojik doğaüstü olaylara inandığını göstermektedir. Çok ve tek tanrılı dinlerin tamamında doğaüstü güçlere sahip yaratıkların parapsikolojik olaylardan sorumlu olduğuna inanılır. Ülkemiz %99’unun Müslümanlardan oluşan bir ülke olduğundan bir kısım parapsikolojik olayların Kuran’da belirtildiği üzere şeytanlar, cinler ve melekler tarafından gerçekleştirildiğine inanılmaktadır. Yüce bir Yaratan tarafından yaratıldığımıza inanan bir kişi olarak ben de parapsikolojik olayların hem bu neviden yaratılanlarca hem de bizzat insanın kendisi (beyin gücü) tarafından gerçekleştirildiğine inanıyorum. Kuranı Kerim’de Yüce Yaratan Felak suresinde ‘1- De ki: Sabahın Rabbine sığınırım. 2- Yarattığı şeylerin şerrinden, 3- Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, 4- Düğümlere üfüren-kadınların şerrinden, 5- Ve hased ettiği zaman, hasetçinin şerrinden.’ Diyerek büyü, haset gibi insan beyni ile alakalı parapsikolojik olayların var olduğunu ifade etmiştir. Biz olayın dini kısmını ilahiyatçılara ve din âlimlerine bırakıp beyin gücüyle olan kısmını inceleyelim.
Sitemizde yer alan Hipnotikmeditasyon bölümünde insan beyninin işlev gören kısmının nöronlardan oluştuğunu ve bu nöronların elektrikle çalıştığını açıklamıştık. Her bir nöron yüz mili volt elektrik enerjisi üretildiğinde aktif olarak çalışır hale gelir. Buna aksiyon potansiyeli denir. Beynimizde yaklaşık yüz milyar nöron var. Bu nöronların çalışması günümüzde EEG denilen aletle, elektrik akımı ölçülerek incelenebiliyor. Beynin çalışması fonksiyonel manyetik rezonans (fMR) ve pozitron emülsiyon tomografi (PET) cihazlarıyla da araştırılabiliyor.
Nöronların çalışmasıyla açığa çıkan enerji çok yüksektir, beyin istirahat halindeyken tükettiğimiz besinlerin %15’ini, zihnimizi yorduğumuz zamanlarda % 45’ini yakar. Beyin enerjiyi çok yaktığından dolayı nefessiz (yani oksijensiz) kaldığımızda kısa sürede ölür (beyin ölümü). Beyin bu yüksek miktarda enerjiyi nasıl kullanıyor, parapsikolojik olaylarda bu enerjinin rolü var mı? Sevgili okuyucularım bu bölümden sonra anlatılanlar kuramsal hipotezlerdir.
NEGATİF ENERJİLER (Büyü, nazar, göz, haset, negatif elektrik, lanet okuma, beddua vb negatif enerji oluşturan durumlar) : ‘Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste’, Negatif enerjiler beynimizin bilinç dışı kısmından kaynaklanır, (bakınız Hipnotikmeditasyon bölümünde tarafımızdan çizilen 3-D beyin modeli) bu konuda uzmanlaşmamış (yani büyücü vb olmayan) sıradan kişilerce gönderilen negatif enerji anlık translar esnasında duygu yüklü olarak gönderilir. Bu konuyu biraz açacak olursak, haksızlığa uğramış bir kişi yani mazlum kişi haksızlık yapan kişiye duygu yüklü bir şekilde beddua eder lanet okursa bilinç dışında bulunan negatif enerji göndermekten sorumlu olan kısım harekete geçer ve enerjiyi gönderir mutlak etkisi vardır.  Bir kişinin negatif enerji göndermesi için mutlaka haksızlığa uğraması gerekmez. Kıskanç bir kişi de farkında bile olmadan yani bilinç dışından duygu yüklü (özellikle kıskançlık) negatif enerji gönderebilir. Negatif enerji gönderme işi çalışılarak geliştirilebilir, bu işte profesyonelleşmiş şahıslar –Büyücü gibi-  negatif enerjilerini göndermeyi bilinçlerini kapatmak suretiyle trans halindeyken bilinç dışından yapmayı öğrenmişlerdir. Bu neviden şahıslar negatif enerji gönderecekleri şahıslara odaklanmak için negatif enerji gönderecekleri şahısları temsil eden objeler kullanırlar.
Soğuk savaş döneminde ABD ile Sovyetler Birliği arasında her alanda olduğu gibi parapsikoloji alanında da yoğun rekabet yaşanmıştı. Uzaktan zihin kontrolü çalışmalarında oldukça ileri düzeye geldiler.
POZİTİF ENERJİLER (iyi dilek, dua ve pozitif elektrik vb) pozitif enerjiler negatif enerjilerin tersine enerjinin gönderildiği kişiye olumlu etki yapan iyi bir ruh haline sokan enerjilerdir. Gönderilmesi ve alınması tıpkı negatif enerjilerde olduğu gibidir. İslam dininde kurban kesmek ve zekât vermek dini bir zorunluluktur. Bu ayinlerin sonucunda kurban eti fakirlere dağıtılır ve zekât olarak maddi yardımda bulunulur. Bu yardımı alan kişide oluşan minnet duyguları, bu neviden pozitif enerjiyi açığa çıkarır. Şahsi kanaatim beklenmedik anda verilen bahşişin de olumlu enerjiyi oldukça yüksek miktarda meydana getirdiği yönündedir. Sürekli olarak iyi ve kötü enerjilerin etkisinde kalırız ve bu enerjiler hayatımızın şekillenmesine katkıda bulunur. İlerleyen bölümlerde pozitif enerjileri nasıl artıracağımızı, negatif enerjilerden nasıl korunacağımızı açıklayacağım.

 

UZAKTAN ZİHİN KONTROLÜ, TELEPATİ: Hâlihazırda tam bilemediğimiz fakat yakın gelecekte mekanizmasını çözeceğimizi umduğum bilinçdışı bir süreçle insan beyinleri arasında telepati ve zihin kontrolü gerçekleşmektedir. Aşağıdaki çizimler iki insan arası iletişimin yollarını göstermektedir.

Şekil iyi incelenirse bilinçlerle bilinç dışları arası iletişim olduğu izlenir. (bilinç ve bilinç dışını daha geniş görmek için hipnotikmeditaston bölümündeki 3-D beyin modelimize bakınız) Bu iletişim şekillerini biraz daha açmak istiyorum.
İletişimle ilgili bir çok kitapta iletişimin çok az bir kısmının kelimelerle olduğu büyük çoğunluğunun ses tonu mimik jest gibi bilinç dışı yollarla gerçekleştiği ifade edilmektedir. Bilinç seviyesinde iletişim söz kelime yazı gibi entelektüel faaliyetleri içerir. Bilinç dışları arası iletişimde mimikler, jestler, bakışlar, ses tonları gibi bilinç dışı iletişim mekanizmaları işlev görür. Bilinç –bilinç dışı iletişime gelince bunu basit bir örnekle anlatmak istiyorum, iki şahıstan biri diğerine  şu bardağı al dediğinde, kendi bilinciyle diğerinin bilinç dışına yapması için emir vermektedir. Diğer şahıs bardağı aldığında bilinç dışı emri yerine getirmiş olur yada bilinçli olarak almayı reddedebilir. Çizimlerde kişilerin kendi bilinçleri ve bilinç dışları arasında iletişim olduğu izlenmekte, bu durum en iyi hipnoz altındaki sujelerde gözlenebilir.  Hipnoz altında bir sujenin sadece başını uyandırdığınız yarı trans hallerinde kendi vücudunu bilinçli zihniyle kontrol edemez. Vücut hipnoterapistin bilincinden gelen emirleri dinler ve yapar. Bu durumu şemayla gösterirsek; hipnoterapist sujenin bilinciyle bilinç dışı arasındaki ilişkiyi keser ve sujenin bilinç dışına telkin verir. Bu arada sujenin bilinci tam kapalıda olabilir.

Şekle bakınız.

 

HİPNOZ

 

Sujenin bilinç
Bilinç dışı
İletişimi
kesiliyor

 

SUJE

 
 
 

  

 

PARAPSİKOLOJİK OLAYLARIN MEKANİZMASI

Parapsikolojik olaylar etkiyi gönderen kişinin ve etkilenen kişinin tamamen bilinç dışında oluşur. Telepati konusunda araştırma yapan İtalyan bilim adamları beyinde telepatiden sorumlu ayna nöronları adını verdikleri nöronların var olduğunu iddia etmektedirler. Çevremize baktığımızda ve kendi başımıza gelenlerden telepatinin sıklıkla olduğunu görürüz. (örneğin tam birine telefon açmayı düşünürken o kişi tarafından aranmak gibi). Telepati varsa mekanizması nasıldır?
Mekanizma şu şekilde çalışmaktadır, önce birinci şahsın bilinç dışında bulunan duygu, hayal gücü veya sezgiden sorumlu kısımlarında elektriksel aktivite oluşur bu aktivite bilinç dışında bulunan telepatiden sorumlu ayna nöronlarını uyarır ayna nöronlarından enerji açığa çıkar bu enerji evrene yayılır alıcı kişiye ulaşır alıcı kişideki ayna nöronlarını uyarır. Burada oluşan aksiyon potansiyeli duygu durumu değiştirir bir his bir sezgi açığa çıkarır, çoğu kişi bu bilinçli zihinleriyle bu hisse bir anlam veremeyebilir, ancak altıncı hissi kuvvetli diye tabir ettiğimiz kişiler ile trans haline girmek suretiyle bilinçlerinin engelleyici etkisini kapatmayı öğrenmiş kişiler buna daha iyi anlam verebilirler.
Telepatik iletişim süreci ile ilgili şema aşağıda tasvir edilmiştir Üsteki yuvarlaklar bilinç seviyesini alttaki yuvarlak bilinç dışını temsil ediyor, mavi yuvarlaklar ayna nöronlarıdır telepati işlemini sağlıyorlar. Gönderilen mesaj alıcıda bilinç seviyesinde anlaşılamazsa bir iç sıkıntısı olarak tezahür edebilir.

AYNA NÖRONLARI

 

 

 

 

GÖNDERİCİ

ALICI

 

 
 
 

            Telepati yeteneği olan iki insan üzerinde yapılan deneyde ABD New York’ta yaşayan bir şahısın 2500 km uzaklıkta kuzey kutbuna yakın bir yerde deniz altında bulunan alıcı kişiye gönderdiği mesajların %70’i doğru olarak bilinmiştir. Bu deney insan beyninden yayılan bu enerji türünün radyo dalgalarından farklı özellikleri olduğunu düşündürmektedir.
İnsan beyninde oluşan bu enerjinin doğa olaylarını değiştirebilme yetisi de vardır. Kurak zamanlarda, insanlar toplanarak yağmur duasına çıkar. Bu dini ritüel, birçok tek ve çok tanrılı dinde gözlenir. Eski Mısır’da Firavunlar yarı tanrı sayılırlardı. Eski Mısır ekonomik olarak Nil nehrine bağımlıydı, sel zamanı Nil nehri taşar bol alüvyonlu balçık, toprağa karışır, ürün bereketli olurdu. Burada yapılan dini ritüellerin bir kısmı Nil’in taşması için yapılmaktaydı. Ayrıca Firavunların gücü Nil’in taşmasıyla ilişkilendirilmişti. Burada yapılan dini ritüeller beyin gücünün doğa olaylarını etkilemesini göstermesi açısından anlamlıdır.
İlk çağlardan beri süre gelen inanışlar olan göz değmesi ve elle şifanınsa mantıklı başka bir açıklaması şu şekilde olabilir; beyinde bulunan enerjiler, en kolay çıkabileceği yer olan gözden ve en fazla sinir ağı olan elden yayılabilir (optik sinir bir mercek vasıtasıyla direk dış dünyaya açılır, vücudumuzda en fazla sinir ağı elimizde bulunur).

DUYU DIŞI ALGILAMA (6. HİS)
Buraya kadar olan kısımda beyin enerjisinin birden fazla beyin arasında nasıl alınıp verilebildiğini, bu enerjilerin pozitif veya negatif yüklü olabileceğini gördük, şimdi bu enerjinin duyu dışı algılamada nasıl kullanılabileceğini açıklamaya çalışacağız.
Biz insanlar beş duyumuzla yaşadığımız dünyayı algılarız. Peki, 6. his var mı? Bunu açıklamadan önce beş duyu dışında, duyu kullanan canlılardan söz etmek istiyorum.
ISI DEĞİŞİMİNİ ALGILAYABİLEN YILANLAR: Yılanların çenelerinin yanlarında sıcakkanlı avlarının vücut ısılarını algılayabildikleri ısı alıcıları vardır.
ELEKTİRİK DEĞİŞİMİNİ ALGILAYAN KÖPEK BALIKLARI: Köpek balıklarının ağızlarının çevresinde 5 milivolt kadar küçük miktarda elektirik akımını algılayabilen alıcılar vardır. Bu alıcılarla kalp atım hızındaki en küçük değişimi algılayabilirler. Ayrıca köpek balıklarının göçleri esnasında, uçsuz bucaksız okyanusta yönlerini dünyanın manyetik alanını algılayan duyularıyla yaptıklarına inanılmaktadır.
DÜNYANIN MANYETİK ALANINI ALGILAYAN GÖÇ EDEN KUŞLAR: Göçmen kuşları bilirsiniz ama güneyden kuzeye, kuzeyden güneye göçlerini yaparken yönlerini nasıl bulduklarını biliyor musunuz? Dünyanın manyetik alanı nedir? Önce onu açıklayalım; dünyanın manyetik alanı bizim pusulayla ölçtüğümüz kuzeyden güneye uzanan manyetik enerjidir. Kuşlar bu manyetik alanı nasıl algılayabiliyorlar? Ya depremleri önceden fark eden canlılar bunu nasıl yapıyorlar?
Altıncı his (ekstra sense) sahibi hayvanlarla ilgili yüzlerce örnek verilebilir ama konumuz insanlardaki duyu dışı algılama, sıradan hayvanlarda bile var olan bu algı şekilleri düşünüldüğünde, çok gelişmiş beyni olan insanın birçok algı yeteneği olduğunu düşünebiliriz.
Beyinde bulunan ayna nöronları ve beyin enerjisi konusuna değinmiştik, altıncı hissi açıklarken aynı mekanizmadan yararlanacağız.
DURU GÖRÜ, DURU İŞİTME YETİSİ (uzaktan görme, geleceği görme vb): Beyinde enerji üreten ayna nöronlarının varlığını görmüştük. Bu konuyu biraz daha açalım, beyinde işlev gören hücreler nöronlardır. Nöronlar bir araya gelerek bir işlevi gerçekleştiren gruplar oluşturur. Nöron grupları birbirleriyle iletişim halinde kalarak kendi özgün işlevlerini yaparlar. Yaptıkları iş üzerinde çok çalışırlarsa birbirleri arasında daha sıkı bağlantılar kurarlar (ustalaşma, uzmanlaşma). Altıncı his, telepati, pozitif –negatif enerji gönderimi gibi parapsikolojik yeteneklerde bu konuyla ilgili nöron grupları tarafından gerçekleştirilir. Üzerinde çalışılırsa ustalık kazanılabilir. Ancak bazı kişiler doğuştan daha yeteneklidir. Biliyorsunuz futbolu herkes  oynuyor ancak Ronaldinho’nun yeteneği kimsede yok.
Uzaktan görme-işitme gibi psişik yeteneği olan insanlar ABD ve İngiltere’de bazı çözümlenmesi mümkün olmayan adli olaylarda polis tarafından görevlendiriliyor. Bu insanlara nasıl oluyor da uzatan görebiliyorlar. Derin hipnozda bazı kişilerin astral yolculuk yapabildikleri söylenir. Ben sujelerimi astral yolculuk yaptırmak için teşebbüste hiç bulunmadım.
Uzaktan görme mekanizmasını açıklayacak olursak beyinde ayna nöron grubu uzaktaki bir olay için enerji gönderir. Enerji, gönderilen yerden geri yansır ve alıcı nöronlarca algılanır. Bu işlem aynı ültrasonla insan karnında bir görüntü oluşturmayı andırır. Görüntü bilinç dışında oluşur çok net değildir.  Bunu yorumlayacak şahsın bilgi, beceri,yetenek ve tecrübesi olaya açılık getirir. Mekanizma için şekle bakınız.

Bilinç dışı

 
 
 

Şu anki olayları bu mekanizmayla açıklamak  mümkün ancak gelecek yada geçmiş nasıl görülecek diye bir soru aklınıza gelebilir. Bu soruyu açıklamadan önce zaman hakkında ki bazı kuramları hatırlamamız gerekiyor.
Dalga hareketi kuramı: Evrene bakılırsa hemen her şeyin dalga hareketi (iniş- çıkışlar) yaptığı görülür. Gece-gündüz, siyah-beyaz, ses ve en önemlisi ışık dalga hareketi yapar, örnekler çoğaltılabilir. Bir grup bilim adamı zamanın da dalga hareketi yaptığına inanıyor. Zaman dalga hareketi yapıyorsa, zaman içinde yolculuk mümkün olabilir.

 
Burada beyin enerjisinin dalga hareketi yapan zamanın içinden geçebildiğini görüyoruz. Bu şekilde en azından  zihnen zamanda yolculuk yapılabileceği kanaatindeyim.
Zamanın dalga hareketi yaptığı varsayımından yola çıkarsak, zamanın farklı boyutlarında, aynı yerde yaşamın cereyan ettiği düşünülebilir.
Geleceği görebilen insanlar beyinlerindeki ayna nöronlarını kullanarak bunu bilinç dışlarından yapabiliyorlar. Uzaktan görü, geleceği görme gibi 6. hisle ilgili olayların  oluşması için gerekli şartlar şunlardır.

  1. Ayna nöronlarının bulunduğu nöron grupları bilincimizin dışındadır.
  2. Bu nöron gruplarından gelen verileri değerlendirmeyi engelleyen düşünce ve olaylar, doğru değerlendirme yapmamıza engel olabilir.
  3. Ayna nöronlarından gelen verilerin doğru değerlendirilmesi için trans hali oluşturularak engelleyici düşüncelerin uzaklaştırılması gerekir.
  4. Ayna nöronlarından uyku esnasında da veri gelebilir (haberci rüyalar, istiareye yatmak)
  5. Bu yetenek geliştirilebilir.

İnsanlar dünyada  var olduklarından beri, gelecekten haber almayı istemişlerdir. Orta Asya’da Şamanlar, Amerika’da Kızılderili büyücüler, Afrika’da kabile büyücüleri gelecekten haber vermek için önce transa girerlerdi. Türk tasavvufunda da dini ritüeller trans halinde yapılmaktadır (Mevlevi semazenlerinin dönüşü trans hali oluşturmaktadır).    
Buraya kadar olan kısımda parapsikolojik olayların insan beyninde oluşan enerjiyle nasıl gerçekleştiğini açıklamaya çalıştık. Bu bölümde kötü enerjilerden nasıl korunabileceğimizi, olumlu enerjilerden ve 6. hissimizden nasıl yararlanabileceğimizi açıklamaya çalışalım.
OLUMSUZ ENERJİLERDEN KORUNMA
İlkçağlardan beri insanlar büyü nazar gibi olumsuz enerjilerden korunmanın değişik yollarını denemişlerdir. Üzerlerine nazarlık asmışlar, kapılarına kötü nazardan koruması için öküz kafası, nal ve saire takmışlardır. Musevi-Yahudi mistizmi olan Kabala’da  ‘inançlar, kendi kendilerini ispatlayan kehanetler gibidir’ denir. Bu koruyucu nazarlıkların da bu şekilde bir etkisi olmaktadır. Yani  negatif enerjilerden korunmak amacıyla ve inancıyla, bir kişi nazarlık taktığında bilinç dışı bunu bir emir olarak algılar ve kendi koruyucu enerjisini açığa çıkarır. Çevreden gelebilecek olumsuz enerjiler için bir kalkan yapmaya çalışır. Korunma için sadece bilinç dışının oluşturduğu kalkan yeterli olmaz. Çevreden olumlu enerjilerde alınarak bu kalkanın güçlendirilmesi gereklidir.
Olumsuz enerjilerden korunmak için basit bir yöntem olan HİPNOTİKMEDİTASYON yöntemini uygulamak suretiyle, KENDİ KENDİNİZE HİPNOZU VE MEDİTASYONU kullanarak bilinç dışında oluşan koruma kalkanını güçlendirmeyi, öğrenin.
Hipnotikmeditasyonun gücü basitliğinden ve kolay uygulanabilirliğinden gelmektedir.  İşlem esnasında kendi bilinç dışınıza basit telkinler verebilirsiniz. Hipnotikmeditasyonun en belirgin özelliği hızlı ve kolayca trans indüksiyonu sağlayabilmesidir. Hipnotikmeditasyona direnç yoktur. Şimdi hipnotikmeditasyon tekniğini yeniden hatırlayalım.
HİPNOTİKMEDİTASYON TEKNİĞİ
Kendi kendine hipnoz (oto hipnoz, self hipnoz) yapabilmeniz için size önerilen tekniklerin hemen tamamında imajinasyon (hayalgücünüz) yapmanız istenir. Kendi kendine hipnoz kitabında Elaine Sheehan hayalinizde merdiven basamaklarından çiçek dolu bir bahçeye  yavaşça inmenizi ister. Gözünüzü kapatıp, hayalinizden bir merdivenden aşağı çiçek dolu bahçeye inebiliyorsanız sorun yok. Peki ya inemiyorsanız?
Şimdi sizden normalde kullanmadığınız elle (sağlaksanız sol elinizle) bir kağıda adınızı soy adınızı yazmazı rica ediyorum sonra gözünüzü kapatın ve aynısını zihninizden yapın. Nasıl bir olayla karşılaştınız? Zihninizden yazdığınız gerçek yazdığınızdan farklı olamaz. Birkaç saniye önce yazdığınız yazıyı zihninizde canlandırmakta zorlanmazsınız. Hipnotikmeditasyon bu basit olayı kullanıyor.
TEKNİK
Boş çizgisiz kağıt alın enine çevirin şekilde görülen yerlere kullanmadığınız elinizle gerekli olanları uygulayın. Resimleri yazıların altındaki boşluğa yapın, yazıları şekilde gösterilen yere yazın. Önce yazı yazılacak, koyu ve büyük puntolu yazılar verilecek telkine göre değişebilir. On dakika yerine değişik süreler yazılabilir. Rahat huzurlu ve mutlu hissedeceğim yerine de olumlu kelimelerden oluşan başka telkinler verilebilir. Olumlu kelime denilince şunlar akla gelmelidir; bilinç dışı kelimeleri basit haliyle algılar, sıkılma yerine rahat ol tercih edilmelidir. Hipnoz ve hipnotikmeditasyon öğrenilebilen değişik bilinç durumudur. Deneyimi tekrarladıkça başarı oranı artar. Bir hipnoterapistle hipnoz deneyimi yaşamak daha kolay olabilir. Hipnoterapist beynindeki enerjiyi de kullanır.

RAHAT HUZURLU VE MUTLU HİSSEDECEĞİM yerine bilinç dışınızdan her tür kötü enerjiden korunması için harekete geçmesini de isteyebilirsiniz.
Olumsuz enerjilerden korunmanın daha basit yolu inançlarınız doğrultusunda bol dua etmek ve iyilik yapmaktır. Tanrıya inanmıyorsanız dahi iyi düşünceler içinde olun, iyilik yapın ve kalp kırmamaya özen gösterin. Öncelikle yakınlarınıza iyi davranın çünkü birbirine yakın insanlar arasında enerji aktarımı en yüksek düzeydedir.
Bir kişi enerjiyi ne kadar  yüksek aktarabiliyorsa, o denli yüksek alır. Bunu biraz açmak istiyorum. Tasavvuf ehli insanlar bir dergahta pişerlerdi ve İnsanı Kamil olurlardı. Bu insanlar hep iyilik yaparlar ve pozitif enerji yayarlardı bu kişiler pozitif ve negatif enerjinin farkındaydılar. Ben kendi gözlemlerimden bu enerjileri yüksek oranda aktarabildiğimi, iyi dilekten olumlu etkilendiğimi kötü enerjilerden çok olumsuz etkilendiğimi fark ettim. O nedenle mümkün mertebe kötü enerjileri almamaya özen göstermeye çalışıyorum. Olumlu enerjileri alabilmek için iyilik yapmaya çalışıyorum. Hemen her gün en az bir kez hipnotikmeditasyon yapıyorum.
Sevgili okuyucularım parapsikolojik yeteneklerinizi geliştirmek ve konu hakkında daha fazla bilgi almak için beni 02423168992 no’lu telefondan ayabilirsiniz.